"Farkında olmadan, bizimle rastlaşan ya da bizi çevreleyen insanların tutkulu düşlerine gireriz. Ve arzulayan kişinin kabalığı, yetisizliği, yaşı ya da duyarsızlığına; tutkuyla istenen kişinin saflığı ya da utangaçlığına rağmen böyledir bu, kendi tutkularını dile getiremeden bir başkasına yönelirler belki. Böylece her birimiz bedenini herkese açar ve onu herkese teslim eder."
MARGUERİTE YOURCENAR
12 Aralık 2011 Pazartesi
6 Aralık 2011 Salı
salyangoz hikayesi
Herşey Ozan'ın sümüklü hikayesiyle başladı."Hocam içiniz kalkacak akşam saati." Yok canım olur mu, çok komik bir öykü bu, hem ben hayranım bu hayvanlara, yaz bahçelerinde ne güzel, ah ne güzel ipek yollar çizerler, insan bakmaya doyamaz" derken..
İki gece sonra sokaktan gelen gürültüyü kesmek adına yataktan fırlayıp salon penceresini kapamaya hızla yekindiğimde, kapının yanında, parkenin üstünde bi "şeye" bastım, ki anlayamadım ne olduğunu, kağıtla toparlayıp yerden attım çöpe, aklıma takıldı iki gün boyunca.
İki gün sonra koltukta otururken arka balkona doğru baktığımda gördüm halıların üzerindeki "Ah, ne güzel ipek yollar." Tanrım bi salyangoz gezmiş evde, üzerine basılan, çöpe atılan," üzüntüyle birlikte hafif bir iç kalkması.
İki gün sonra gece geldiğimde öyle duyargalarıyla falan bilgisayar ekranının üstünde hemen, duvarda bir yenisi. Sanırsınız bağ evinde oturuyorum, az izlemece sonunda uygunca uğurlama.
Bayramda kahve içerken Sadık'a (Yemni) anlatıyorum olan biteni. "Geleceğin erken kurgulanması!" diyor, iyi mi?
Ben bu tarifle de olan bitene hala şaşırmama şaşırarak yatışıyorum. Bir bilinmeyeni açıklamak için şık bir cümle yeterlidir nasıl olsa benim için.
Bitiyor mu, hayır! Mine Söğüt'ün yeni kitabı çıkmış, "Deli Kadın Öyküleri." Kitabı Bahadır Baruter resimlemiş. Bayıldığım çizgilerle. Kapakta öte dünyalardan gelmiş gibi bir kadın, kucağında salyangoz, elinde koca bir bıçak.
Ben daha ne diyeyim?
Geleceğin erken kurgulanmasıymış!
Vay be!
İki gece sonra sokaktan gelen gürültüyü kesmek adına yataktan fırlayıp salon penceresini kapamaya hızla yekindiğimde, kapının yanında, parkenin üstünde bi "şeye" bastım, ki anlayamadım ne olduğunu, kağıtla toparlayıp yerden attım çöpe, aklıma takıldı iki gün boyunca.
İki gün sonra koltukta otururken arka balkona doğru baktığımda gördüm halıların üzerindeki "Ah, ne güzel ipek yollar." Tanrım bi salyangoz gezmiş evde, üzerine basılan, çöpe atılan," üzüntüyle birlikte hafif bir iç kalkması.
İki gün sonra gece geldiğimde öyle duyargalarıyla falan bilgisayar ekranının üstünde hemen, duvarda bir yenisi. Sanırsınız bağ evinde oturuyorum, az izlemece sonunda uygunca uğurlama.
Bayramda kahve içerken Sadık'a (Yemni) anlatıyorum olan biteni. "Geleceğin erken kurgulanması!" diyor, iyi mi?
Ben bu tarifle de olan bitene hala şaşırmama şaşırarak yatışıyorum. Bir bilinmeyeni açıklamak için şık bir cümle yeterlidir nasıl olsa benim için.
Bitiyor mu, hayır! Mine Söğüt'ün yeni kitabı çıkmış, "Deli Kadın Öyküleri." Kitabı Bahadır Baruter resimlemiş. Bayıldığım çizgilerle. Kapakta öte dünyalardan gelmiş gibi bir kadın, kucağında salyangoz, elinde koca bir bıçak.
Ben daha ne diyeyim?
Geleceğin erken kurgulanmasıymış!
Vay be!
25 Kasım 2011 Cuma
Deli Kadın Hikayeleri/ Mine Söğüt
Aklın kıyısında gezinen, kadınlıklarını bir lanet gibi sırtlarında taşıyan, hepsi "kaybetmeye" yazgılı, içe işleyen yalnızlıklarıyla kalp burkan hayatlar, varoluş kabusları.
Kasıklarımda mağara gibi büyük bir yara.
Doğurmakla öldürmek arasında uzun ince bir ip
Delirmekle yemek pişirmek arasında kısa kalın bir kalas
Gidip geliyorum
Gidip geliyorum
Her adımda b-i-r-ş-e-y eziyorum
Şimdi o şeyi üzerine kusacağım
Şimdi o şeyle gözlerini oyacağım
Şimdi bak...iyi bak...ben o şey olacağım.
15 Kasım 2011 Salı
adını "HAYAL" koydum!
yeni büstüm. tamamladım. Tutku'ya benzediğini söylediler. yaptığım herşeyi birine benzetiyorlar zaten. Harpya için bir bişey demediler sonuçta, hepten yanmıştım yoksa. kalıbını aldım. bu kez sıkı bir malzeme kullanacağım dökümünde. polyester. yazınca bir tuhaf geldi sesi kulağıma bu plastiğimsinin nedense.
evet son tahlilde, adını "HAYAL" koydum.
evet son tahlilde, adını "HAYAL" koydum.
eski- yeni
gördüm, dağlarda, naylonla çevrilmiş salaş bir dinlence yerinde. başına neler neler gelmiş bir zamanın temsilcisi gibi boynu bükük. ağaç kütüğünden pınar. ama hallice metal musluğu var. sabun koymamışlar da üstüne ucuzundan pembe boyalı sıvı sabun herzesi. yanında da aman yerler kirlenmesin, yeşil plastik çöp kutusu.
ne günlere kaldık dedim mi, hayır!
daha önce bin kez demiştim zaten.
ne günlere kaldık dedim mi, hayır!
daha önce bin kez demiştim zaten.
Karaburina'dan çaldım!
Hiçbir insan hep aynı insan değildir
Bir şey yaparız, değişiriz.
Biri bir şey yapar, yine değişiriz.
Yaşadığımız her an, bir önceki andan farklıdır.
O an geçtiğinde artık yeni bir zaman vardır.
..Ve yeni bir insan olmuşuzdur.
Bir ömür içine pek çok hayat sığdırırız.
Sonra geriye dönüp bakarız ve sorarız.
Bu ben miyim, bu hayat benim mi?
Yanıtı basittir.
Evet sensin ve
bu hayat senin..."
Öyle bir geçer zaman ki'den.
Bir şey yaparız, değişiriz.
Biri bir şey yapar, yine değişiriz.
Yaşadığımız her an, bir önceki andan farklıdır.
O an geçtiğinde artık yeni bir zaman vardır.
..Ve yeni bir insan olmuşuzdur.
Bir ömür içine pek çok hayat sığdırırız.
Sonra geriye dönüp bakarız ve sorarız.
Bu ben miyim, bu hayat benim mi?
Yanıtı basittir.
Evet sensin ve
bu hayat senin..."
Öyle bir geçer zaman ki'den.
dün neler konuştuk biz Tutku'yla
tutku:
öfkeli kalabalık hakkını arıyor ! :))
Bu pazar da hayatımıza böyle renk katma kararı aldık:)
Güzel haber krc krıkları getirin yenisini verelim diyecek kadar terbiyeli bir firmaymış, nasıl yani dedim; bir faraşa süpürün poşete doldurun getirin yenilerini alın gidin dediler:)) Ama ikeayı tepeleme fırsatını asla kaçırmayacağız tabi müptelası olduk artık:))
Şaka bir yana, fayukun üstüne devrildi.. ben olsam hiç şansım yoktu allah korudu.
sonrası:
3 haftadır satın almış olduğumuz ürünlerin montajı, eve gelen ürünlerde çıkan fabrikasyon hatası nedeniyle yapılması gerekli ürün değişimi ve yanlış kargo şirketiyle yanlış adrese yaptığınız gönderim nedeniyle geciken ürün parçası vb sorunlarla zaman ve enerji kaybetmekteyiz. Nihayet dün gelen görevli sorunumuzu çözdükten sonra bu akşam satın aldığımız büfeyi yerleştirebilmeye başladık. Daha büfemize 5 parça eşya yerleştirdikten hemen sonra büfe dengesini kaybetti ve içindeki hiç kullanılmamış KRC marka porselen takımımıza ait parçalar kırıldı.
Ürün montajı esnasında ürünün mutlaka duvara sabitlenmesi gerektiği bize neden bildirilmedi? (montajı yapan görevli isteğe bağlı olduğunu söyledi)
4 kapaklı besta büfenin 4 kapağının aynı anda açılmaması gerektiği bize neden söylenmedi? (kapaklar açılınca ürün dengesini kaybediyor)
3 haftadır bize yaşattığınız bütün sorunlara ek olarak hala neden zarara uğratılıyoruz? (porselenlerimiz kutusundan bu akşam çıktı!!!)
Bu hasarı kim tazmin edecek?
KURU ÖZÜRLERİNİZDEN BIKTIK!
Şu ana dek yaptığınız tüm hatalar elimizde belgeli ve kanıtlı. şu anda bunları listelemeye enerjimiz kalmadı. Bayramda utancımızdan evimizde misafir ağırlayamadık. Son derece öfkeli ve çileden çıkmış bir müşteriniz olarak acil çözüm üretmemeniz halinde tüm haklarımızı kullanacağımızı bildiririz!
Tutku
ben:
Ah be tatlım!
Sana söyledim, İkea'nın patronu bile evinde kendi ürünlerini kullanmıyormuş, röportajını okumuştum, bu nedenle hayli mahcuptu.
Bizde sütten ağzı yananın diye bir deyim vardır, hala vardır.
Bir işiniz rast gitse şaşardım adlı deyimi literatüre eklemeli miyim, kararsız kaldım.Halin pek "umutsuz ev kadınları" görünümünde, yeni dizide bu fotoğraftan sonra belki sana da yer verirler.
Neyse geçmiş olsun, yeni ikeAAAA maceralarında buluşmak üzere!
Sevgiyle öptüm. Bize bunlar neden oluyor yerini ailece geçtik biliyorsun :)
tutku:
tabi canım tanrının sitcomuyuz biz ailecek.. maceralarımızın üstüne kahkaha efekti serpiştirip seyrediyo yukarda:))
hiiç sorgulamıyoruz artık.
bu arada ikeadan hızını alamayan faruk arada koltuğa pis ayakla tırmandığı gerekçesiyle benden kalay yiyince yataşa da savaş açtı bu koltuk temizlenmiyo kardeşim şeklinde:))
herkese bağırıyoruz çok komiğiz yeni bi hobimiz var artık biri bizi durdursun allasen:)))
öpük)
yazının ana fikri: uçuşup gidiyoruz kısacası!
öfkeli kalabalık hakkını arıyor ! :))
Bu pazar da hayatımıza böyle renk katma kararı aldık:)
Güzel haber krc krıkları getirin yenisini verelim diyecek kadar terbiyeli bir firmaymış, nasıl yani dedim; bir faraşa süpürün poşete doldurun getirin yenilerini alın gidin dediler:)) Ama ikeayı tepeleme fırsatını asla kaçırmayacağız tabi müptelası olduk artık:))
Şaka bir yana, fayukun üstüne devrildi.. ben olsam hiç şansım yoktu allah korudu.
sonrası:
3 haftadır satın almış olduğumuz ürünlerin montajı, eve gelen ürünlerde çıkan fabrikasyon hatası nedeniyle yapılması gerekli ürün değişimi ve yanlış kargo şirketiyle yanlış adrese yaptığınız gönderim nedeniyle geciken ürün parçası vb sorunlarla zaman ve enerji kaybetmekteyiz. Nihayet dün gelen görevli sorunumuzu çözdükten sonra bu akşam satın aldığımız büfeyi yerleştirebilmeye başladık. Daha büfemize 5 parça eşya yerleştirdikten hemen sonra büfe dengesini kaybetti ve içindeki hiç kullanılmamış KRC marka porselen takımımıza ait parçalar kırıldı.
Ürün montajı esnasında ürünün mutlaka duvara sabitlenmesi gerektiği bize neden bildirilmedi? (montajı yapan görevli isteğe bağlı olduğunu söyledi)
4 kapaklı besta büfenin 4 kapağının aynı anda açılmaması gerektiği bize neden söylenmedi? (kapaklar açılınca ürün dengesini kaybediyor)
3 haftadır bize yaşattığınız bütün sorunlara ek olarak hala neden zarara uğratılıyoruz? (porselenlerimiz kutusundan bu akşam çıktı!!!)
Bu hasarı kim tazmin edecek?
KURU ÖZÜRLERİNİZDEN BIKTIK!
Şu ana dek yaptığınız tüm hatalar elimizde belgeli ve kanıtlı. şu anda bunları listelemeye enerjimiz kalmadı. Bayramda utancımızdan evimizde misafir ağırlayamadık. Son derece öfkeli ve çileden çıkmış bir müşteriniz olarak acil çözüm üretmemeniz halinde tüm haklarımızı kullanacağımızı bildiririz!
Tutku
ben:
Ah be tatlım!
Sana söyledim, İkea'nın patronu bile evinde kendi ürünlerini kullanmıyormuş, röportajını okumuştum, bu nedenle hayli mahcuptu.
Bizde sütten ağzı yananın diye bir deyim vardır, hala vardır.
Bir işiniz rast gitse şaşardım adlı deyimi literatüre eklemeli miyim, kararsız kaldım.Halin pek "umutsuz ev kadınları" görünümünde, yeni dizide bu fotoğraftan sonra belki sana da yer verirler.
Neyse geçmiş olsun, yeni ikeAAAA maceralarında buluşmak üzere!
Sevgiyle öptüm. Bize bunlar neden oluyor yerini ailece geçtik biliyorsun :)
tutku:
tabi canım tanrının sitcomuyuz biz ailecek.. maceralarımızın üstüne kahkaha efekti serpiştirip seyrediyo yukarda:))
hiiç sorgulamıyoruz artık.
bu arada ikeadan hızını alamayan faruk arada koltuğa pis ayakla tırmandığı gerekçesiyle benden kalay yiyince yataşa da savaş açtı bu koltuk temizlenmiyo kardeşim şeklinde:))
herkese bağırıyoruz çok komiğiz yeni bi hobimiz var artık biri bizi durdursun allasen:)))
öpük)
yazının ana fikri: uçuşup gidiyoruz kısacası!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

