29 Mart 2012 Perşembe

Ey mah, sen Zühre-i Zehra değil misin?

... Asıl hoşlandığıysa, gökyüzündeki yıldızları devşirmekti. Gökyüzü yaratırken elleri uçuyordu. Hep ortada bir yıldız vardı. Çakılı yıldız. Onun tutkusunu görenler, anlattılar, saydılar adlarını. Dediler ki, Zühre'dir, gölge verir güneş ve aydan sonra. İstersen, adına Çoban Yıldızı de. İstersen Çolpan, yahut Kervankıran, dahası Venüs, eski adıyla Sad-ı Asgar. Demirkazık diyen de o yıldızı anar. Polaris diyen de onu kasteder. Bu bilgileri başını sallayarak dinledi Zühre, Başını salladı, hoşnutluğunu belli etti. Ancak hiçbir adı öğrenemedi. Nasıl ki kendi adını da bilmiyordu.
                                           Zehir Zıkkım Hikayeler/ Kadınlar ve Kuyular- Piç
                                                                                                     Ayla Kutlu

24 Mart 2012 Cumartesi

şahmeran

Suluboya, camaltı derken üç boyutlusunu da yaptım kurtuldum-mu?
Sevdim, ayıramayıp gözümün önünden fuara da taşıdım. Satın almak istyenler oldu. Bir dostum sen bundan onbin tane satarsın -bile- dedi. :))
Dökümü polyesterden. Biraz çeşitleyeyim diyorum, boyalısı, cam dökümü falan. Hangi derde deva diye sorulursa, cevabım yok sanırım.

kadın emeği fuarı!

Bu yıl yine katıldık- katıldım- gülmekten değil elbet.
8 Mart haftası açılan kadın emeği fuarında 78 liler adına bir stand oluşturalım dedik, kimse gelmeyince benden başka, çerçi gibi kalakaldım bir başıma.
Ne bir poster, ne broşür, öyle ıvır zıvır oturdum, dostlar sağolsun.

biblolar

Çok ciciydiler, standta uzun süre sallayamadılar ayaklarını, çarçabuk yeni evlerine koşup gittiler.

ayraçlar

Bu yıl eklediğim birkaç yeni çeşit, sevildiler, merakım hangi kitapların içine girdikleri.

nostaljiye devam-kaleideskop


Çocukluğumuzda daha ilkelleri vardı.  Minicik bir objeyle saatler geçirilen zamanlar. Standa koydum, görenlerin bazısı anımsadı, kimleri ilk kez görüyorum dedi. Epeyce satıldı. Baktığımızda görünenleri fotoğrafladım.
Kaleideskop iyidir, düş gücünü besler.

benim sinemalarım

Yaz! Kolda hırkalar, minder, çiğdem çitlemece, buz dolu kovadan gazoz. Yerli, yabancı film, farketmez! Gülünecek, ağlanacak, korkulacak, düş düşe sarılacak.
 Ailecek oturulacak locaları bile vardı, mutaassıp babaların tercihi.
Gönül Sineması, sonraki adı Harputlu. Harputlular çalıştırıyordu son zamanlar.
Geçende gezdik, işte etrafında ampulleriyle perdesi ve ne amaçlı kullanıldığına dikkat etmediğim makine dairesi.