7 Ocak 2010 Perşembe

BUNNY'LE GEÇEN ŞEN GÜNLERİM


bitti. ne mi, bunny'le geçen şen günlerim elbet. bir kitabı ne denli severseniz sevin, ağırlaştırın okumayı bitmesin diye, gün gelir biter işte. yapılacak bişey yok sonuçta.

kaldık mı hayatın ağır, akışkan, yapışkan yerine bir kez daha, yanıt evettir bir kez daha, kaldık...

oysa ne güzel eğleniyorduk. yerle gök, iyiyle kötü, ahlakla doğa arasında. ne güzel ki zekiydi birbirimize kurduğumuz cümleler.

en büyük felaketlere sonsuz anlamayla bakarak.

ağlamanın doğallığında ağlıyorduk, acizliğinde değil.

olacak olanı sezerek, yanıp yakılmadan birlikte geziniyorduk sözcükleri.

hiçbir şeye anlam yüklemeden anlamın kokusuyla yetiniyorduk.

anlamın kendisine, anlamsızlıkta yürüyorduk.

bir avuç kağıtla başarıyorduk bunu.

fısıldıyordu, duyuyordum. söylüyordu anlıyordum, kendiliğindendi herşey.

ne oldu?

bitti.

yeniden okur muyum, sanmam...

yetti.

zaten epeyce süreceğe benzer bunny'le geçen şen günlerim...

sağol nıck cave! dostum.

son yılların sürpriziydin, ağır aksak bişey söylemeyen yazın dünyasına sıkı bir tokat attın.

artık ne yapacağımı biliyorum.

yetisiz eleştirmenin de canı cehenneme bu arada :))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme