24 Şubat 2010 Çarşamba

PARADAN TURAYI SİLMEK


Şimdi kışın bitip tükenmek bilmez bedbin günlerinde dolanırken biz, bırak buralara söz düşürmeyi iki ayak üstünde durmayı bile yarıya indirdik de gün içinde emekler olduk. Bu hal tüm dostlara sorulduğunda, benzer yanıtlar aldık üstelik.

Biz, banka, çor-çocuk, ders, kurs, kitap, film, ayak ağrısı, kalp sızısı yuvarlanıp giderken; dünyada belki birkaç metre uzağımızda kan, kin, irin, silah, savaş, işçi direnişi, açlık ve içimizi kuşatan büyük yalan sürdü gitti. Belki de bu dünya Hunxley'in dediği gibi tam da başka bir gezegenin cehennemidir. Aklım iyice buralara yatmaya başladı son günlerde.

Öykü günlerinden geçtik. Hızla ve kendi öykülerimizle.

İçimiz sevindi, dostlarla, söylemlerle, sohbetler, tanışmalarla.

Her yeni sesin önemini kavrarken yeniden, yalan seslere tıkayamadık kulaklarımızı. Artarken eksildik biraz da. Üzüldük hem.

Aslında ayrı bir yazıyla daha örgütlü anlatmak istiyorum o günleri.

Bir haber bu hafta tüm yılı kapsayacak üzüntüyü defetti başımızdan. Paradaki turayı sildi.

Bundan sonra dileğim; bir yüzü yazıydı, diğeri şiir olsun.

Artık herşey biraz daha iyi olsun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme