10 Eylül 2009 Perşembe

DUMAN KARDEŞİM OLUR

Eski bir köy varmış, uzaklarda değil, tam da burnumuzun ucunda.

Yasaklarla başı her daim dertteymiş bu köyün insanlarının. Yasaları çiğnenmek için, geleneği göreneği çıkar adına kullanılırmış. Hak için kurban, küp için kavurma adetten; vur sırtına al ekmeğini sıradanmış. Kendine göre davranmak mahalle baskısına, aşk devletin icazetine, özgürlük arada bir uygulanması akla geliveren netameli yasalara ya da kolluk kuvvetlerine bağlıymış.

Herkesin elinde bir nalıncı keseri, her ama her konuda kendine kendine yontarmış hali ahvali. Üstelik de çalınan her minareye allı pullu kılıflar önceden hazırmış.

Sonra birden halkın sağlığı herşeyden önce gelir olmuş muhtar ve ihtiyarlar heyetinin gözünde. Milletin cebindeki tütünden, bardağındaki badeden kestikleri haraç yetmiyormuş gibi bir de yasak koymuşlar ki breh breh. Yetmemiş, salonlarında oynayan birbirinden aydınlatıcı oyunların sahnelerindeki bardaklara ve havaya savrulan dumanlara buğulu sansürler eklemişler. Akşamüzeri gittiğimiz dost mekanlarının insanları başları avuçlarının arasında kara kara düşünür olmuşlar. Ama köyün insanları yalnızca nefes alma özgürlüklerine şükredip, geriden geleceği yine ve her zamanki gibi dert etmemişler.

.....

Ben de böyle bir köyün sakiniyim, köyümün adı 10. köy.

Bugünlerde tiryakiliğimin türünü sertleştirdim ve miktarını artırdım.

Ve ben diyorum ki, bana ve aramızdaki ilişkiye karışmayın.

Duman kardeşim olur!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme