3 Eylül 2009 Perşembe

SU GİBİ BAK SUYA

Yıllar önce okumuştum Jak Paleanck'un Tıkanma'sını. Orada annecik, kahramanımızın annesi, aslında kitabın tek kahramanıdır bana kalırsa, "Hayatı basitleştirmek gerek. Hayatı basitleştirmekse kendimizi basitleştirmekten geçer" diyordu. Çarpılıp kalmıştım, altını çizmeden önce bu satırlara. Hatta Deniz "Hangi salak çizmiş bu satırların altını" dediğinde gülüp geçeceğime, neden önemli olduğunu kendimce anlatmaya çalışmıştım uzun uzun. Şimdilerde filme çekilmiş Tıkanma, bir heves koşup seyrettik Tutku'yla İstanbul'da. İki saatlik bir düş kırıklığıydı yaşadığımız gerçi.

Hayatın boynuna kendi dokuduğun ipi geçirip oraya buraya çekiştirme gafletinin nafileliğidir şimdi yaşadığım. Ve bir sabah uyanıp "Ben ne yapıyorum?" a aymanın aydınlığı. Sabah sabah bir uzak tanıştan gelmiş olan, bu iletiyi en az yirmi kişiye göndermezseniz başınıza gelecek şanssızlık örneklerine gülmenin ama için için artık herşeyden korkuyor olmanın bilinci. Sonra kalbinizin bir köşesinde uyutmuş olduğunuz cesaret kırıntılarıyla dikleştirivermek omuzlarınızı yeni güne.

Hala söyleyecek sözüm var, evet daha da basitleştireceğim kendimi, tersinden başlayarak inandığıma. Sonra basitleşecek hayat, kolay katlanılacak artık. Evet çok şey yaptım bugüne dek, kendimce. Bunu da başaracağım, hayata katlanmayı değil, yaşamayı içinde bir toz zerresi kadar başıboş ve önemini bilen bir yandan.

Suya, su gibi bakmayı deneyeceğim elbet.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme