15 Eylül 2010 Çarşamba

DİKKAT; 15 Temmuz'dan bu yana ilk yazı

Ben iki aydır ne yaptım?
Ponpon, taş, kuş, yapma gül, davetiye, konuk takibi, boncuk, kurdela vs. arasında.
Düğün, dümbelek, kına havasında.
Arada aziz İstanbul'u da tavaf ettim ki darılıp gücenmesin.
Sarıyer'deki o güzelim gecikmiş kahvaltıda çektim bu kareyi. Görür görmez kalıcılığa havale ettim.
Ki kendime benzettiğim içindir merakım, kendime.
Batmış gibi görünüyor ancak batırılmıştır.
Kendi iyiliği içindir bilirim, balıkçı geleneği.
Bakımsızdır, eskidir de yanıp ufalanmasın diye iyice güneşten, batırılmıştır.
Suyun yüzeyiyle bir, arada havaya, çokça suya temastadır.
Sandalın iyiliği, balıkçının iyiliği adınadır batırılması.
İyi de bu sandalı neden kendime benzettim?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme